İşTe Aşk ....
Sevilmek uğruna sevme !
İncinir,sararıp solarsın.
Sevmek uğruna sev!
Melek olup semalarda uçarsın.
Aşk hakkında her şey doğru
Her şey yanlıştır belki de
Söylenecek her şey aşkın kabulü
Şarkı olur sevenin dilinde…
Vefa ister sevgi,
Mücadele ister aşk...
Her şeye rağmen
Sevgiye hala sahipsen
İşte aşk o zaman aşk…
İTİRAF ET
Saklama yüreğini biliyorum içini,
Kışta tutsak kardelen, kırık kuşkanadısın.
Kaçırma gözlerini, çocuksu sevincini,
Gelincik özlemlerin dinmeyen inadısın.
Sen sahte gülüşlerde hüznün yanı başında,
Sen tomurcuk düşlerle gerçeğin savaşında,
Sen gömdüğü umudun sanki mezar taşında,
Matemine bürünmüş yasaklı feryadısın.
Kapıldın, kapıldığım deli dolu rüzgâra,
Kapıldın, içindeki kimse bilmez esrara,
İtiraf et! Yalan mı? Derinindeki yara,
Gözlerinin gözüme ettiği imdadısın.
Ruhunun tek sahibi saydıysan susma artık,
Kimler ne diyecekse desinler asma artık,
Damlanı derya saydım ne olur kısma artık,
Sen aşk denilen şeyin dünyadaki adısın.
Haydi söyle! “ben senle aşka varmalıyım” de,
“Aradığın içimde, iste vermeliyim” de,
“Ve sen bende ben sende göğe ermeliyim” de,
Bekliyorum çünkü sen, kadınlığın tadısın.
İmgeler Aranıyor
Dudağı gonca gonca
seni konuşan sevda
açmadan susunca
aşk dünün yansımasında
kırık dökük kalınca
mısralarım da küstü
içimdeki inanca
Ezik kalple dolaştığım
yalnızlık diyarında
başka aşk kervanına katılmayınca
sözcükler de süpürüldü rüzgarla
şimdi yarısı karanlıkta
yarısı buz sıcağı uzakta
Bir esimlik fesleğen kokusuyla
yürüyünce yıldızsız gecede
zorlu kara kış akşamına
pembe bir sevince boy verdirip
masallar anlatmak istedim çocuklara
Şimdilerde yüreğim
kahırlı sözcüklerin çığlığından
korkup ürperse de
senden kalan suskun aşkı
dillendirmek için düş içinde
dört köşeden imgeler aramakta
UNUTMA..
sular
bulutlanır elbet
ruhlar
düşerken acıya
unutma ki
sevmek
yeniden doğmaktır
hayata
gelen her gün
bir gökyüzüdür
insana
yeter ki
gönüllü tutsağı ol
aşkın
cesaretle yürü
gökkuşağına
düz bir yol
değildir ömür
inişleri de var
çıkışları da
unutma..
sadece sev
yüreğinle
öyle bir sev ki
dargın olmasın hiç mevsimler
aşka...
Yar/ben/im
Rüzgarların sevdiği yar/ben/im
Sadece iki mevsim biliyorsun.
Her tutunduğun daldan kopup
Yalnızlıktan yalnızlığa düşüyorsun.
Yağmurların sevdiği yar/ben/im
Güneşin anlamını bilmiyorsun.
Onca şemsiye altında,
Sırılsıklam yaşıyorsun.
Düş kursağına düşen yar/ben/im
Gözlerin kapalı gerçeği görmüyorsun.
Vücut tokluğuna sevgi yetmez...
Zulmün avucuna soyunuyorsun
Karların sevdiği yar/ben/im
Elin baharıyla avunuyorsun.
Buz tutacak yüreğin;
Kar tanesi taşıyorsun.
Yolların sevdiği yar/ben/im
“Beni bul” duanla yürüyorsun.
Vuslat özlemi adımlar koştun…
Yoruldun… Artık dua etmiyorsun.
Aşk hayaliyle sarhoş olan yar/ben/im
An mutluluğu ile ömür acısında kıvranıyorsun
Aşk diye sunuldu zehir…
Zevk yudumlayıp, acıyla sızıyorsun.
Dalgaların sevdiği yar/ben/im
Kayalıklara vuruyorsun.
Can havliyle çırpınıp…
Bilmem(!) kaç kere boğuluyorsun.
Diline kilit vuran yar/ben/im
Kapılardan geri dönüyorsun
Oysa sözlerin anahtar…
Konuşmuyorsun..!
Düğüm üstüne düğüm yar/ben/im
Gecen günün ketum, anlatmıyorsun.
Kördüğüm oldun…
Çözülmüyorsun.
ASİ ŞİİRLER
bazen korkuyorum sana bakarak
kedinin bakışı gibi masumum
merhamet bekliyorum senden
asi olamasın böyle
nefretinin bedelini bana mı
ödeteceksin en yorgunlugunla
sen kimsin
nesin böyle
beni evire çevire
korkutturdun kendine
senden korkuyorum sabahsızlığımla
geceme aydın olmadın ki
soğuyan bedenime ateş olmadın ki
günüme güneş olmadın ki
daha sayacak o kadar mazeretim var ki
korktugumu anlayacak kadar
anlarsın niye diye
seni seviyorum bu gecenin hatırına
sen ay olsanda geceme
gecem sana karışıyor
en sabahsız güne
senden korkuyorum
ve aglıyorum korktuğuma
seni anlatmaya kalksam
beni döversin,sövüp sayarsın
coplayıp merkeze götürürsün
ordan da hapishaneye postalarsın
beni götürme ...oraya
çekip durma ....belimi incitiyorsun
bak arkaya .....ayakabım kaldı
anne anne beni kurtar...
abiler,amcalar,dayılar,
beni bu aynasızın elinden kurtarın beni
imdat,imdat
köpek ısırıyor beni
ben vatan haini değilim
hırsız değilim
katil değilim
tecavüzcü değilim
beni neden götürüyorsun o zaman
’’seni neden götürüyorum biliyormusun....
böyle asi şiirler yazdıgın için götürüyorum...’’’
ey sevgili...
hangi gözler seni benden alıkoydu
saçları benim gibi siyahmıydı
yoksa senin gibi sarışınmıydı
beni aldattığının farkındamısın ?
elllerin ellerimdeyken
bir başka elide tutmak neymiş ?
sen buna gönül eglendirmek diyorsun
ben ise aldatmak diyorum !
bir gecelik ugrunamıydı
beni terk etmen
gidişin bu kapıda olursa
geri dönüşün yok
bilmiyormuydu..
kapılarımı kapattığımı,
anahtarlarını dipsiz kuyuya attığımı
fark etmedin mi ?
beni aldatmak.... kolay mı sandın
aşkını arayan ben..
sevdasını kaybeden sen oldun
gözleri benim gibi
mahsum olamazdı..
şerefini şerefsizce nasıl harcadın
bir gecelik ugruna....
rezil sahnelerde başrolsun
beni kaybetmenin başındasın
yaşın göstermez...
saçları benim gibi mıydı
teni benim gibi kokuyormuydu
yoksa derinmiydi gözleri
içine bakarak mı koyboldun
uçurumun kıyısında seni mi bekliyordu ?
....
yolun açık ve uçurum olsun
ey sevgili....
aşk can çekişiyor
aşk can çekişiyor,
çıkmaz sokaklarda...
eğretili kurşuna hedef oldu genç
ey yar
gülüşlerin neye borçlu,
görmedin mi vurulduğunu ?
sevginin kollarında.
ya aşkın,ya aşkın
ne halde..
can çekişiyor son haliyle..
yetiş yetişe bildiğin kadar
haklı gururun,bu aşk’a nokta koydu.
yürek yangınlarımdır sana sitemim !
bu aşk ölmeden,
usulca,usulca
yapış dudaklarıma
yeniden hayat bulsun hayatım.
bana bakıp durma öyle
yanıp sönen ateş..
yeşeren aşkla yanar
satılır mı?,satılır mı?
ey yar..
can çekişmekte olan aşkın
akıp giden zaman’a inat.
kızımın ağlaması beni uyutmuyor
senin ölü aşkında olabilir..
uykumdan alıkoydun beni..
uykumu yastık altına gizlediğin
aşk’ta buluyorum.
ve kızım susuyor
özleyiş’i bile ayaklandırdın ya
ne demeli şimdi sana ey yar !
ne demeli biliyon mu ?
allahın laneti ...
rahat bırak artık bizi.
yoksa kızımın ağlaması susmayacak
gecenin bilmem kaç saatinde..
Aşk
Sevgilim sabahın erkenini seviyor,
ben geceyi ve esmerliğini onun,
o dorukları sevior, korkuyor bundan
ben rüzgarla buluşan tepeyi, tuhaflığı,
ona bir yeşil gülümsüyor,
ben, hayatı delice sevdiysem nasıl,
diyorum, seni de öyle.
O kendi boşluğunda oyalanan günlerde
canı sıkılan bir çocuk gibi uyuyor,
ben göğe bakıyorum geceden,
kendi çukurunu bulmuş deniz gibiyim
diyorum, yanında,
o sabahları eğilip öpüyor denizi.
Çıplağın çıplağımda, rüzgarın dağımda olsun,
esmerliğin gecemde, öyle kal.
"Bulutlara bak, gidiyorlar, hızla" diyorsun,
yağmur bir yalıyor yüzümü,
bir duruyor. Sabahları eğilip yüzüme
öpüşün geçiyor bir, bir duruyor aklım.
Su ve rüzgar, dağ ve doruk, sonsuz hepsi,
oysa camdaki sardunya gibi üşür
bana biçtiğin ömür, ölüm geliyor aklıma bir
bir, çıplağın çıplağımda.
Rüzgarın dağımda olsun esmerliğin gecemde
öyle kal, sana sonsuz sarıldığımda.
anne bende geliyorum
anne..!
ben geldim
ne olursun kapıyı kapatma yüzüme
bak senin için traş oldum
bayramlığımı giyip,
öyle geldim yanına
buna bayramlık diyemeyiz de
senin yanında olmak
elini öpmek,
benim için bayramdı büğün
ne olursun kapatma anne kapıyı !
kapıda elim kaldı..bak !
ah ! ah ! ah !
elim acıyor anne
aman beeee anne !
boş ver artık
acımıyor işte
sana bakmak acımı dindiriyor
senin oglun değilmiyim ben anne
beni taş niyetine mi doğurdun ?
bak büğünde ölmedim
ama içim hergün ölüyor
sensiz geçen günlerde
seni görmesem
canım çıkmış gibi oluyor !
bak yüzün bile artık
eskisi gibi gülmüyor
saçlarına yıldız bile düşmüyor
yoksa !!
evet yoksa ! !
beni tanımadın mı anne ?
şu vefasız oğlunu !
görmeyeli asırlar oldu
bak anne
saçlarım bile kar beyaz gibi
ellerim bile nasırlı
bastonlu durduğuma bakma
turp gibiyim maşallah
anne ! anne !
yoksa beni görmüyormusun ?
sesimide mi tanımadın ?
tam 40 sene oldun anne
senden uzaklardayım
şimdilik geldim
sabah ezanında geldim
yoksa namazını kılmadın mı anne ?
ayagın kreçlenme yapmışsa
kılamasın tabii anne
biliyorum anne
asırlar önce mektup beklediğini
mektup degilde ?
mektubumla birlikte geldim
aglama anne ..dayanamıyorum
bu mektubu asırlar önce yazmıştım
nasib büğüneymiş anne !
tam 40 sene sonra ya
nereye anne !!
mendilim var vereyem mi ?
hani bana ilkokuldayken aldığın
işte o mendildir anne
saçlarım taranmış vaziyette
40 sene sonra
kızma anne !!!
vefasız oğlun burda
oturuyorum...ve susuyorum anne
gözyaşların neyin nesi anne !
şimdi torunların gelecek
ne olursun gözyaşlarını sil anne !
torunların seni böyle görmesin
büğün senin için
sigarayı bıraktım anne
sırf büğün içmeyecegim o laneti
dişlerimi fırçaladım
saölarımı jöle denen şeyi sürdüm
aynen çocuklar gibi süslendim
sırf senin için anne !
anne beee !!
gülsen artık diyorum benim için
nasihatlarda bulunmayacakmısın ?
kızmayacakmısın bana !
terli terli su içmiyorum
hergün ellerimi sabunla yıkıyorum
dişlerimi fırçalamayı ihmal etmem
anne !!!
anne anne !!!
anneee !!!
annneciğim
duyuyormusun beni anne !
anneeeeeeeeeeee !!!!
sana sesleniyorum
duyuyormusun beni anne !
ne olursun konuş benimle
ilaçlarını içmedin mi yoksa !!
yapmaaa anneee
yapmaaaaaaaa !!!!
hakını nasıl ödeyebilirim
şu vefasız oglun taşmış be anne
seni seni ararayıp sormuş
nede hal hatırını istemiş
ne biçim oğlun varmış bee anne
yazıklar olsun bana
allah belamı versin
dayanamıyorum anne sensizliğine
bende geliyorum şimdi anne
beni afet anneciğim
canım annem
afetttttttttt
Blogunuz başarı ile oluşturuldu. Kullanıcı adınız ve şifrenizle
ana sayfadan giriş yaparak blogunuza ücretsiz resim ve yazı ekleyebilirsiniz. Keyifli blog yapmanın tadını çıkarın.